Kapat

Mahatma Gandhi Kimdir?

Anasayfa
Tarih Mahatma Gandhi Kimdir?

Hindistan Bağımsızlık Hareketinin en önde gelen lideri olan Mahatma Gandhi, aynı zamanda dünyayı önemli derecede etkileyecek olan şiddet içermeyen pasif direnişin de mimarıdır.

Gandhi Kimdir?

Mohandas Karamchand Gandhi, 2 Ekim 1968 Porbandar, Hindistan doğumu Hint avukatı, siyasetçi, sosyal aktivist ve yazardır. İngiliz egemenliğine karşı Hintlilerin vatandaşlık haklarını savunarak milliyetçi bağımsızlık hareketinin lideri olmuştur. Hukuk eğitimi alan ve pasif direnişler düzenleyen Gandhi, sosyal ve politik ilerlemeye başarmak için ‘Satyagraha’ olarak bilinen şiddetsiz protesto doktrinini oluşturmuştur.

gandikim

Din ve İnanç

Hindu tanrısı Vishnu’ya ibadet ederek büyüyen Gandhi, daha sonra ahlaki açıdan özenli ve eski bir Hint dini olan Jainizm’i takip etmiştir. Jainizm şiddet içermeyen, oruç tutmayı, meditasyonu ve vejetaryenliği savunan bir dindir.

1888- 1891 yılları arasında ilk Londra ziyaretinde Londra Vejetaryen Topluluğunun yönetim kuruluna katılmıştır. Dünya dinleri hakkında bilgiler edinebilmek için çeşitli kutsal metinleri okumaya başlamıştır.
Güney Afrika’da yaşarken dünya dinleri ile ilgilenmeye devam etmiştir. O dönemde kendisini anlatmak adına ‘İçimdeki ruhaniyet yaşayan bir güç oldu’ sözlerini dile getirmiştir. Hayatını dini Hindu metinleri okuyarak, maddiyattan arınarak, oruç tutarak, bekar bir yaşama sahip olarak sadelik içerisinde yaşamayı tercih etmiştir.

Ashram ve Hint Kast Sistemi

Gandhi, 1915 yılında Hindistan’ın Ahmedabad şehrinde bütün kast sınıflarına açık olan Hinduzim’de ashram denilen bir inziva yeri kurmuştur. Burada basit kıyafetlerle-peştamal ve şal gibi- oruç tutarak, dua ederek sade ve süssüz bir hayat yaşamayı tercih etmiştir. ‘Mahatma’ yani ‘Büyük Ruh’ olarak bilinir.

1932 yılında Hindistan’da hapis olan Gandhi, İngilizlerin Hindistan kast sisteminin en altında yer alan ‘dokunulmazlar’ grubunu ayırma kararını hızlı bir şekilde protesto etmek istemesi üzerine, kamuoyu İngilizleri önerinin değiştirilmesi konusunda zorlamıştır.

Gandhi Suikastı

1948 yılının 30 Ocak günü öğleden sonraki saatlerinde 78 yaşında ki açlık grevlerinden dolayı güçsüzleşen Gandhi bir Hindu aşırılıkçısı tarafından vurulmuştur. Gandhi onu Yeni Delhi’de ki evinden dua toplantısına götüren iki torununa sarılmak için diz çöktüğü sıralarda Nathuram Godse isminde Hindu aşırılıkçı biri Gandhi’nin Müslümanlara olan hoşgörüsünden rahatsızlık duyduğu için çok kısa mesafeden yarı otomatik bir tabanca ile 3 atış yaparak Gandhi’yi vurmuştur. Hayatı boyunca şiddet içermeyen vaazlar veren Gandhi’nin yaşamına bir şiddet eylemi son vermiştir. Godse ve ona yardım eden bir suikastçi 1949’da idam edilmiştir. Diğer komplocular ise müebbet hapse mahkum edilmiştir.

Eşi ve Ailesi

Mahatma Gandhi’nin babası Porbandar ve Batı Hindistandaki diğer devletlere başbakanlık eden Karamchand Gandhi’dir. Annesi, Putlibai ise düzenli olarak oruç tutan dindar bir kadındır.

Gandhi 13 yaşındayken bir tüccarın kızı olan Kasturba Makanji ile evlendirilmiştir. 1885 yılında babasını kaybeden Gandhi kısa bir süre sonrada küçük bebeğinin ölümünü görmüştür. İlk oğlu 1888 yılında dünyaya gelmiştir. 1893, 1897 ve 1900 yıllarında da bir oğlu olan Gandhi’nin 4 oğlu vardır.

gandibe

Eğitim Hayatı

Gandhi erken yaşlarda utangaç ve çekingen bir öğrenciydi. Doktor olmak istemesine rağmen babası devlet bakanı olmasını istemiştir. Bu sebeple 1888 yılında 18 yaşında iken Londra’ya Hukuk okumak için gönderilmiştir. Bu dönemlerde Batı kültüründe ki farklılıklara alışmaya çalışmıştır. 1891 yılında Hindistan’a dönmüştür. Annesi ise o dönmeden birkaç hafta önce vefat etmiştir. Avukatlık mevkisi ile başa çıkmaya çalışsa bile müvekkilinin yasal ücretlerini ödeyip ilk mahkemesini terk etmiştir.

Güney Afrika

Gandhi Hindistan’ta avukat olarak iş arama çabalarından sonra 1893 yılında Güney Afrika’nın Natal eylatinde Durban’a giderek yasal hizmetler yapmak için bir yıllık sözleşme imzalamıştır.

Güney Afrika’ya gittiğinde beyaz İngilizler ve Boer otoritelerinin Hintli göçmenlere karşı yaptığı ayrımcılık ve ırk ayrımcılığı gibi davranışlar Gandhi’yi dehşete düşürmüştür. Durban mahkemesine ilk gittiğinde türbanının çıkarılması istenmiştir. Gandhi bunu reddederek mahkeme salonundan ayrılmıştır. Bir muhabir ise Gandhi’yi ‘hoş karşılanmayan bir ziyaretçi’ olarak nitelendirmiştir.

7 Haziran 1893 yılında Pretoria’ya giden bir trende Gandhi’nin birinci sınıf demir yolu kompartımanında bileti olmasına rağmen beyaz bir adam Gandhi’nin orada olmasına itiraz etmiştir. Gandhi trenin arka kısmına gitmeyi reddetmiş ve zorla kaldırılarak Pietermaritzburg istasyonunda trenden atılmıştır. Bu olay Gandhi’nin pasif direniş hareketi kendisinde ‘renk ön yargısının derin hastalığı’ ile savaşma kararı uyandırdı ve ‘Eğer mümkünse hastalığın kökünü kazınmalı ve bu süreçte zorluklar çekeceğine’ söz vermiştir. Bu geceden itibaren küçük, alçak gönüllü adam, sivil hakları koruyacak dev bir güç haline gelmiştir. Böylece, Gandhi ayrımcılıkla mücadele etmek için 1894’te Natal Hindistan Kongresini kurmuştur.

Bir yıllık sözleşmesinin bitmesinin ardından Hindistan’a dönmeye hazırlanan Gandhi, veda partisinde Natal Yasama Meclisinin Hintlileri oy haklarından mahrum edecek bir yasa tasarısı hazırladıklarını öğrendiğinde göçmenlerin ısrarı ile kalmaya mücadele etmeye ikna olmuştur. Bu hareketi ile kanunun geçişini önleyemese de yapılan adaletsizliğe uluslararası boyutta dikkat çekmeyi başarmıştır.

1896 yılının sonlarında yaptığı kısa bir Hindistan yolculuğunun ardından ailesi ile birlikte Güney Afrika’ya geri dönmüştür. Boer Savaşı patlak verdiğinde, Gandhi başarılı yasal bir uygulama yöneterek, İngiltereyi desteklemek için 1100 gönüllüden oluşan ambulans topluluğu oluşturmuştur ancak Hintliler bir İngiliz vatandaşın sahip olduğu haklara sahip olmayı ve onlara sorumluluklarını yerine getirilmesi beklentisi içerisindeydiler.

gandisöz

Satyagraha ve Pasif Direniş Hareketi

Gandhi, Satyagraha-doğruluk ve kesinlik- ilk pasif direniş hareketini 1906 yılında Güney Afrika Transvaal Devletinin Hintlilere karşı yapılan yeni kısıtlamalarına karşı düzenlemiştir. Bu kısıtlamalara Hindu evliliklerinin tanınmaması da dahildir.

Uzun yıllar süren protestoların ardından 1913 yılında Gandhi dahil yüzlerce Hintli tutuklanmıştır. Güney Afrika baskı altında, Gandhi ve General Jan Christian Smuts tarafından önerilen Hintlilerin kişi başına alınan sabit verginin kaldırılması ve Hindu evliklerinin tanınması konusunda uzlaşılmıştır. I. Dünya Savaşı başladıığı sıralarda Gandhi, birkaç ayını Londra’da geçirmiştir.

1919 yılında Hindistan halen İngiltere’nin sıkı kontrolü altındaydı. Yeni çıkan Rowlatt Yasası ile yetkililer yargılamaya gerek kalmadan şüpheli olduğunu düşündükleri kişileri tutuklaya biliyorlardı. Bu dönemde Gandhi politik bir uyanış ile barışçıl protestolar ve grev çağrısı yaparak Satyagraha kampanyasını başlatmıştır. 13 Nisan 1919 yılında Amritsar Katliamı patlak vermiş bir tuğgeneral liderliğindeki birlikler silahsız göstericilerin arasına girerek ateş açmış ve 400 kişinin ölümüne sebep olmuştur. İngiltere’ye bağlılığını garantileyemeyen Gandhi, Güney Afrika’da kazandığı askerlik madalyalarını geri vermiş ve I. Dünya savaşında Hintlilerin askeri orduda İngiltere’ye hizmet etmesine karşı çıkmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir